Türkan

26 Kasım 2010 Cuma

Türk dizilerini nadiren izlerim, ve yanımda birisi izliyorsa, misal annem, onu hayattan bezdirene kadar eleştirir ve dalga geçerim diziyle. Geçilmeyecek gibi değil ama. Eskiden biz de izliyorduk, bizim gençliğimizde torrent mi vardı azizim? Lakin artık 45 dakika içinde reklamsız maceradan maceraya koşmaya ve beyninin sınırlarını zorlamaya alışınca Ali Rıza Bey kızlarına nasıl laf sokmuş, beni pek enterese etmiyor haliyle.

Buna rağmen kaliteli bir yerli yapım izlemenin de keyfi başka. Bugüne kadar House'dan başla How I Met Your Mother'dan çık bir ton meşhur ve güzel yapımı izleyip fangirl modunda gezsem de, bütün hafta dizi gününü iple çekmek, bütün gün akşamı iple çekmek ve çay demleyip heyecanla dizi izlemek de başka güzel. Tabi bir de kendi kültürüne ait bir şey izlemenin huzuru var. House'un ya da HIMYM'ın her referansını anlıyor değiliz sonuçta.

Böyle düşünsem de sırf bunları yapabilmek için her sezon bir yerli dizi izlemiyorum tabi. En son Hatırla Sevgili'de bu moddaydım, onu da yarıdan sonra bıraktım çünkü baydı. Yerli dizilerin meselesi bu zaten aslında, baymak. 45 veya 20 dakikada 3 saatte bölünerek yaşadığım zevkin kat be kat fazlasını yaşıyorsam o çileyi çekmenin ve o zamanı harcamanın anlamı ne ki? Bütün bunları göz ardı etmeye değecek yapım az memlekette. Ezel var gerçi de ben ona başlamadım, kaldı sonra. Neyse. Türkan işte böyle bir dizi benim nazarımda.

Aslında Türkan'ı da biraz Türkan Saylan'ın vefatı üzerine olayın popüler boyutundan faydalanmaya çalıştığını düşünerek başlarda seyretmedim. Ancak Ekim ayında Mersin'e gitmem gerektiğinde, otobüsteki TV'de izleyecek en iyi şey bu olunca yolda vakit çabuk geçsin diye izledim ve yarım bölüm izlememe rağmen anında esiri oldum. O zamandan beri de kaçırmadan izliyorum.

Türkan'ı diğer popüler dizilerden ayıran en önemli özelliği ağdalı dram yaşatmaması. "Bakın bizim sorunlarımız var, ölüyoruz bitiyoruz, dünya bizim eksenimiz etrafında dönüyor" kıvamındaki dertleriyle benim ruhumu sıkan dizilerden tiksiniyorum. Türkan'da ciddi bir mesele olsa dahi, senin benim gibi normal insanlar dertlerini, sorunlarını nasıl çözüyorsa öyle çözüyorlar; ya da çözemiyorlar, onunla yaşamayı öğreniyorlar. Ve en önemlisi başroldeki karakterler çok güzel/yakışıklı/zeki/komik/sorunlu vs. değil, yine senin benim gibi normal insanlar.

Ev huzuru buluyorum bu dizide. Arkadaş huzuru buluyorum. O yüzden güzel.

0 yorum: