Ama Biz Güçlü Olmak İstemiyoruz Ki!

29 Eylül 2011 Perşembe 0 yorum


Leyla ile Mecnun, kendi çölünde kaybolanların hikâyesidir. Umudunu yitirmeden bekleyenlerin, hüznün olduğu yerde kahkahayı eksik etmeyenlerin, hala sevdiği kızın gözlerine bakıp “seni seviyorum” demekte zorlananların hikâyesidir.

Leyla ile Mecnun, hayatı boyunca hep yedek kalmışların hikâyesidir. Beethoven’ın 9. Senfoniyi bestelediğinde sağır olduğunu bilenlerin ama arabeskten de vazgeçemeyenlerin, başka hikâyelere dâhil olamadığı için kendi hikâyelerini yazanların, bazen küfürlü konuşup, aşkla susanların, kafası hayli karışık olanların hikâyesidir.

Leyla ile Mecnun, güçlü olmak istemeyenlerin hikâyesidir. Daha çok deneyen, daha çok yenilen, hep deneyen ve hep yenilenlerin hikâyesidir.

Neemiş?

İşte Leyla ile Mecnun bizim hikâyemizmiş. Vir vir vir, vir vir vir konuşmaya gerek yokmuş.

İmza; LAAAPS!!

-Burak Aksak-

Sinem'in Son Derece Kişisel Emmy Yazısı

19 Eylül 2011 Pazartesi 0 yorum
Dizi izlemek pratikte film izlemekten çok daha kolay. Çünkü ders çalışırken ara verince, veya dışarıdan geldiğinde yemek yerken filan maksimum 45 dakikada bitiyor ve sen de yaşamına devam edebiliyorsun. Ama iş ödül töreni boyutuna taşınınca Oscar takibi her zaman Emmy'den daha kolaydır; çünkü adaylar açıklandıktan sonra izlemediklerini izleme gibi bir lüksün olmaz. Yani vaktin varsa bile, mesela benim yaz tatiliydi, niye herhangi bir ödüle aday olacak kadar şahane dizileri kısa bir sürede tüketeyim? Bu yüzden biraz izlediklerimizin içinden değerlendirme yaparız. Mesela en iyi komedi dizisi dalında 5 aday varsa ve biz bunların 3'ünü izlemişsek, diğer ikisinin şansı bile yoktur.

Gel gelelim, hayatta bazı gerçekler vardır ki bilmek için tüm dizileri izlemeye gerek duyulmaz: Hugh Laurie'nin her sezon daha da inanılmaz bir biçimde Greg House'u canlandırırken kendini aşması ve 7 sezondur, her bir sezon bittiğinde Emmy'i daha fazla hak etmesi. Greg House'un yerine ödülü alan Michael C. Hall, Steve Buscemi, yahut gönlümün kazananı Jon Hamm olsaydı sanırım bu kadar kıyamet yine kopmazdı ama Kyle Soyadınıbilehatırlamıyorum alınca insanlar ister istemez galeyana geldi. Eğer mesele "Ay yazık son senesi, verin kız adama"cılıksa, o zaman Steve Carell kimsesiz mi, piç mi diye sormak istiyor insan. Soruyor da. Ama akademi mi artık ne tırtlıksa o pek ciddiye almıyor bizi.

Kadın oyuncu dalındaki favorimin Elisabeth Moss olduğunu Twitter'da kopardığım hengameden uyuyanlar bile öğrenmiştir sanırım. Mad Men'i 3 senedir izliyorum. Şöyle özetleyeyim: The Lord of the Rings'ten Eowyn ile birlikte en çok özdeşleştiğim, en çok kendime benzettiğim karakterdir Peggy Olson. Bu karaktere bu kadar tapınmamı da tabi ki Elisabeth Moss'un muhteşem oyunculuğuna borçluyum büyük ölçüde. Jon Hamm'in de, Elisabeth Moss'un da aday gösterildiği bölüm, The Suitcase. 4. sezonun 7. bölümü. Ben bölümü izler izlemez, ikisinin de Emmy'de bu bölümden aday gösterileceğini anladım. Hatta Elisabeth Moss'un ödülü alacağından o kadar emindim ki, sırf onun için izledim desem yeri. Biraz da "Tekrar Mad Men en iyi drama dizisini alırsa halaya durayım" diye izledim, kabul. Diziyi izleyenler zaten neden bu kadar ısrarcı olduğumu can-ı gönülden anlıyordur, hatta onların favorisi de Elisabeth Moss'tur, buna eminim. İzlemeyen varsa ve meraktan şu bölümü direk açıp izlese, acayip dandik gelir; çünkü dizinin bütünlüğü içinde güzel olan, derinliği olan bir bölüm, The Suitcase. Hatta Twitter'da daha ödüller başlamadan "The Suitcase > Tüm dizilerin tüm bölümleri, hatta House M.D.'den 'Three Stories', 'House's Head' & 'Wilson's Heart' da dahil" dedim. Çok da tepki topladım. Bu iddiamın hala da arkasındayım, isteyenle de tartışırım, ama sadece House'u izlemiş olup House faşizanlığı yapanlarla değil. İkisini de izlemiş olanlarla.

Gelelim kaç yıldır Mad Men toplarken neden bu sene de drama dalında Mad Men'in tekrar almasını istememin sebebine. Şöyle özetleyelim: Geçtiğimiz sezonlarda aldıysa, bu sezon çifter çifter almalıydı. Öyle bir sezon 4. sezon.

Komedi konusunda kendimi geliştirmem, toparlanmam lazım çok acil. How I Met Your Mother'da kaldım resmen. Kışın Modern Family, 30 Rock, ve The Office'i cilalıyoruz.

Gerçi Leyla ile Mecnun ve Behzat Ç., gönlümün en güzel yerinden gelen Komedi ve Drama Emmy'lerini paylaşıyorlar aralarında, o ayrı.

*Yazıyı Geowyns'e yazdım ama buraya eklemek de farz.