Murat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Murat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ezel: İyi oyuncu & Kötü oyuncu

11 Ekim 2010 Pazartesi 2 yorum




Ezel dizisinin ilk çıktığı zamanlar, flashback yoğunluğunda Ömer, Ali, Cengiz ve Eyşan'ı anlatırken gördüğümde telefona atladım: 'Anne senlik bir dizi başlıyor. Kaçırma!'

Gerçi kadın günde 10 dizi izleyebiliyor zaman zaman, Ezel'i de kaçırmazdı belki ama ben görevimi yapayım dedim. Kendime gelince, ben de kurguyu tuttum lakin pek izleme fırsatım olmadı. Hepinizin malumu, biz sezon sezon indirip çerezlik izlemeyi seviyoruz. Pazartesi akşamı halı saha maçını, ne bileyim tiyatroyu, veya sevgilimizi ekip Ezel karşısına çivilenemiyoruz. Sonradan diziport falan da hikaye olduğundan şans vermiyoruz türk dizisine. Veya sonra biriktirip izliyoruz...

Gel zaman git zaman Ezel iyi patladı. Dayılar yeğenler havada uçuyor. Herkes sevdiğini öldürüyor, efendime söyleyeyim aforizmalar bilmem neler... Açıp zamanında şans vermek istediğim diziyi izleyesim geldi ve harbiden bunaldım. Hece hece konuşmalar, bakkalın bile Kuşçu misali takılması falan... Gerisin geri bıraktım izlemeyi, öyle de kaldı.

Ta ki...

Yeni sezon fragmanlarında Haluk Bilginer'i, Kıvanç Tatlıtuğ'u görene kadar... Millet geyik yapadursun, bu dizi buradan itibaren izlenir diyip her pazartesi karşısına oturdum. Dört pazartesidir de müthiş ilerliyor, sarsılarak izliyorum gerçekten de... Tabi benim gazımla oturup izleyen ev arkadaşım da aynı şekilde... Bir tartışma da patlak veriverdi: Ezel gerçekten iyi oyuncuların, kendini güzel ispatlayanların dizisi olduğu için mi bu kadar iyi olduğunu düşünüyoruz. Yoksa şişirme bir dizi mi?

Bir diğer bakış açısı da Kıvanç Tatlıtuğ için gelsin. Behlül aşağı Bihter yukarı, 'Çılgınsın meeen' deyişiyle dalga geçtiğimiz Behlül Kaçar, karizmasıyla estiriyor, tam anlamıyla psikopat olan bir karakterin hakkından geliyor... İyi proje bir oyuncuyu iyi gösterir mi? Kendini ispatlaması için fırsat olur mu? Yoksa iyi olan oyuncu her dizide kendini belli eder mi? Kıvanç'ın buradaki olayı ne?

2010 Ekran !

31 Aralık 2009 Perşembe 3 yorum
Bütün blog okurlarına yeni bir yıl dileriz !

İnsanı, sorunu, sorunlu insanı sevenlerin dizisi...

29 Eylül 2009 Salı 6 yorum



Cenaze levazımatçısı bir ailenin kendi içinde psikolojik problemler yaşayan üyelerinin ilginç yaşam stillerini anlatan bir dizi bu... Her ne kadar yoğun bir kitle tarafından tutulan diziler arasına girmemiş olsa da her bir bölümü insana düşünce fırtınası yaşatabilecek güzellikte bir dizi olduğunu düşünüyorum.

Dizinin güzel yanı, her bölümün bir film havasında olması. Mesela ben yıllar önce sıcak, uykusuz yaz gecelerini cnbc-e karşısında geçirmeye çalışırken rastlamıştım. Baştan sona soluksuz izlemiştim. Her bir karakter ayrı çekmişti ilgimi. Zaten yine bu gecelerden birinde izlediğim şeyin bir devamı olduğunu, sonra da onun 'Six Feet Under' adlı bir dizi olduğunu anladığımda yaşadığım sevinci anlatamıyorum.

Uzatmaya niyetim yok. Zaten art arda bölümleri izleme gibi bir şans tanımadığından, bu dizi ayda yılda bir sıkıldıkça bir bölüm atılabilecek seviyede. Hele bir de ailenin kızı Claire'in büyüsüne kapıldınız mı, 'İyi ki dokuzun bu yazısını okumuşum da Six Feet Under ile tanışmışım.' demeniz olası...