In Treatment

27 Kasım 2010 Cumartesi

Öncelikle merhabalar, “artık yazılarımla 55ekran’dayım” diye bir selebiriti girişi yapsam ne güzel olurdu değil mi ya, ama madem bir selebiriti değilim neden normal insan girişi yapmıyorum? Efendim, izlediğim diziler hakkında nacizane, 3-5 cümle bir şeyler yazmaya çalışacağım, hepimize iyi seyirler iyi okumalar dileyerek sözlerime başlamak isterim.

Geçen yaz izlemek için kendime, hali hazırda izlediğim zibilyon tanesi yetmiyormuşcasına, yeni dizi bakınırken HBO’nun sitesinde adını ve Gabriel Byrne'lı şu şahane afişi görmem ve vurulmam bir oldu. Genel olarak HBO dizilerinin beğenerek takipleyen ve Gabriel Byrne hayranı olan ben diziyi izlemek için başka bir sebebe ihtiyaç duymazken senaryo ve yapım aşamasının sevdiğimiz yazarlardan Gabriel Garcia Marquez'in evladı Rodrigo Garcia’nın (ey genetik sen nelere kadirsin) üstlendiğini de öğrenince izlemek benim için artık farz olmuştu. Dizi 57 yaşında bir terapistin hastaları ile yaptığı haftalık seanslar olarak, haftanın 5 gününe yayılmış şekilde ilerliyor. Dizin Amerika’da yayınlanış şekli de bu haftalık düzenle uyumlu ve sezon bölüm sayısı standart sayının bir hayli üstünde (1. Sezon 43 bölüm, 2. Sezon 35 bölüm).

Pazartesi, Salı, Çarşamba ve Perşembe Dr. Paul Weston (Gabriel Byrne)’ın hastaları ile terapilerine aitken Cuma günleri Paul, doktor önlüğünü askıya asıp yakın arkadaşı ve terapisti Gina (Dianne Wiest)’nın hasta koltuğuna oturuyor. Dizinin bence en ilginç detayı bu, çünkü bir terapistin “terzi kendi söküğünü dikemez” düsturu çerçevesinde, problemlerini çözmek için başka bir terapistten yardım alışını izlemek terapistlere ve insan psikolojisine bakış açınızı değiştiriyor.

Tüm bu anlattıklarım ve rakamlar diziyi izlemeyi düşünenlerin gözünü korkutmuş olabilir ama bence hiç korkmayın ve balıklama dalın zira İn Treatment gerçekten çok başka bir dünya. İçine bir kere girdiniz mi artık o dünyanın bir parçasıymış gibi hissediyorsunuz, hafta hafta psikolojik gelişimlerine şahit olduğunuz karakterler bir yakınınızmış gibi oluyor, zaman zaman empati bile geliştirebiliyorsunuz. Hatta ben 2. sezonda bir hastanın içine düştüğü duruma o kadar üzüldüm ki “bu dizi beni çok üzüyor yaeee” diyip izlemeyi resmen bıraktım bir ara (tabi ayrılık üzün sürmedi 2 hafta sonra geri döndüm :) Ama beni asıl kaplayan ve izledikçe içine gömüldüğüm tek bir durum var, dr Paul Weston’a, ki Gabriel Byrne seçiminin nasıl doğru bir karakter eşleşmesi olduğuna izleyenler hak verecektir, duyduğum özlem, yani özlemden kastım o benim terapistim olsun, her hafta gideyim saatlerce anlatayım istiyorum. Sözlerime dizinin 2. Sezonundan, Dr Paul'un bir hastasının onun için sarf ettiği cümlelerle son vermek istiyorum (tabi ara ara devam edeceğim In Treatment yazmaya).

Hasta: - Do you know that i like best about you...
Paul: - What?
Hasta: - Your eyes... i remember the first time i came here and as i was leaving, i looked at you and you looked at me, and i lost my breath for a moment...
Paul: - ...
Hasta: - But your eyes... buttomless...





5 yorum:

  • ix

    Hoşgeldin diyoruz...

  • arcoiris

    ben de hastasıyım in treatment'ın. ilk 2 sezonda çok iyi bir yere taşıdılar paul'un hikayesini, 2. sezonun hastaları da özellikle çok iyiydi.

    3. sezonu izlemeye başlamadım henüz, bir türlü başlayamıyorum nedense. sanırım hepsi bitince birden izleyeceğim çünkü ben gerçekten birlikte izleyince hastaların içgörülerindeki değişimi daha iyi fark edebiliyorum, hastalar ve paul'un paralel hikayesindeki benzerlikleri daha iyi anlıyorum. bir de bu dizi bana ayrıca hitap ediyor zira hayali terapist olmak olan bir insanım-dım. kafamdaki tüm terapist imajlarını düşününce gerçekten paul weston hepsinden bir şey barındıyor, olması gerektiği gibi. gabriel byrne de biçilmiş kaftan olmuş role. -aksanına da kurban-

  • ChimiChanga

    @ ix hoşbuldum, teşekkür ederim :)

    @ arcoiris ya ben bu kadar etkilendim izlerken hani ama seni tahmin edemyorum açıkcası, psikoloji bilimine gönül vermiş biri olarak kimbilir neler neler dikkatini çekiyordur. Senin de notlarını merak ediyorum In Treatment'la lgili. ayrıca -aksanına kurrbaan :)-

  • sinem

    e hayırlı uğurlu olsuuun... bism... ehehe :)

  • ChimiChanga

    hehe, teşekkür ederim sinemcan :)